Dikiş ve nakış arasındaki fark nedir ?

Cansu

New member
Hasan Usta'nın “önce sağlamlık” yaklaşımını düşünürken aklıma eski kıyafetlerin neden bu kadar özenle onarıldığı geldi.

Bugün küçük bir yırtık olduğunda yeni bir kıyafet almak kolay olabilir. Geçmişte ise tekstil çok daha değerliydi.

Metropolitan Museum of Art'ın 19. yüzyıl başlarına ait bir onarım örneğinde, kumaşların kullanım ömrünü uzatmak için yapılan darning yani onarım tekniğinin ayrıntılı biçimde öğretildiği görülüyor. Çünkü sanayi öncesi dönemde tekstiller evlerdeki değerli eşyalardan biriydi ve giysilerin mümkün olduğunca uzun süre kullanılması önemliydi.

Buradan günümüze uzanan ilginç bir soru çıkıyor:

Bugün hızlı tüketim kültürü içinde kaybettiğimiz şey sadece eski dikiş teknikleri mi, yoksa eşyalarla kurduğumuz ilişki mi?

Bir kıyafeti tamir etmek, aslında ona ikinci bir hayat vermek anlamına geliyor.

Bir Nakış Deseni Bazen Bir Aile Arşividir

Emine Hanım çiçekleri tamamlamaya devam ederken bana eski işlemeleri gösterdi.

Bazılarında baş harfler vardı.

Bazılarında tarih.

Bazılarında çiçekler, kuşlar ve geometrik şekiller.

Bunların sadece dekoratif desenler olduğunu düşünmek kolay.

Oysa tarih boyunca nakış desenleri aile ilişkileri, inançlar, doğa, moda ve toplumsal değerler hakkında ipuçları taşıyabiliyordu. Met'in koleksiyonlarında bulunan erken dönem nakışlarda aile ilişkileri, inançlar, doğa ve dönemin toplumsal anlayışlarının desenlere yansıdığı belirtiliyor.

Victoria and Albert Museum da samplar adı verilen örnek çalışmaların, desen ve dikiş tekniklerini öğrenmek ve daha sonra başka işlerde kullanmak için bir tür kişisel referans arşivi işlevi gördüğünü aktarıyor. Koleksiyonlarında 1400'lü yıllardan 20. yüzyıla uzanan yüzlerce örnek bulunuyor.

Yani bir nakışa baktığınızda bazen yalnızca “güzel bir çiçek” görmüyorsunuz.

Bir öğrenme sürecinin izini,

bir ailenin zevkini,

bir dönemin modasını,

hatta bir kişinin dünyaya bakışını görebiliyorsunuz.

Kadınların ve Erkeklerin Yaklaşımı Üzerine Küçük Bir Tartışma

Dükkânda konu bir süre sonra farklı bir yere geldi.

Hasan Usta, “Ben önce problemi çözerim,” dedi.

Emine Hanım gülerek cevap verdi:

“Ben önce kumaşın sahibini düşünürüm.”

İkisi de kendi yöntemini savunuyordu.

Hasan Usta için önemli olan sağlamlık, ölçü, dayanıklılık ve doğru teknikti.

Emine Hanım ise kumaşın kim tarafından kullanılacağını, desenin mevcut parçayla nasıl bütünleşeceğini ve ortaya çıkacak işin sahibinde nasıl bir duygu uyandıracağını düşünüyordu.

Bu iki yaklaşım bana kadın ve erkeklerin farklı olduğu yönündeki klişe tartışmalardan daha anlamlı geldi.

Çünkü burada iki farklı düşünme biçimi vardı ama bunları doğrudan biyolojik cinsiyetle açıklamak mümkün değildi.

Bir erkek nakış sanatçısı son derece duygusal ve ayrıntıcı olabilir.

Bir kadın terzi son derece analitik ve stratejik davranabilir.

Hatta aynı kişi hem Hasan Usta gibi çözüm odaklı hem de Emine Hanım gibi ilişkisel düşünebilir.

Belki de asıl mesele cinsiyet değil, işin bizden hangi beceriyi istediğidir.

Bir kumaşı tamir ederken dayanıklılığı düşünürüz.

Bir anıyı yaşatırken anlamı.

İyi bir zanaatkâr ise ikisini birden düşünebilir.

Peki Evde Hangisini Öğrenmeliyiz?

Eğer yeni başlıyorsanız, dikiş ile nakış arasında seçim yapmak zorunda değilsiniz.

Önce basit dikişlerle başlayabilirsiniz.

İğne-iplik kullanımı, ipliği sabitleme, düz dikiş, kumaş kenarlarını temizleme ve küçük onarımlar günlük hayatta oldukça işe yarar.

Daha sonra nakışa geçerek zincir işi, saten dikiş, kanaviçe veya farklı yüzey süsleme tekniklerini deneyebilirsiniz. V&A'nın nakış rehberinde tekniklerin kültürden kültüre değiştiği ve nakışın sayılarak yapılan, serbest ve beyaz iş gibi farklı yaklaşımlara ayrılabildiği belirtiliyor.

Benim önerim ise ilk çalışmada mükemmel bir sonuç beklememek.

Çünkü iğneyle yapılan işlerin güzel taraflarından biri, kusurlarının da hikâyeye dönüşebilmesi.

Biraz yamuk çizgi...

Biraz fazla sıkılmış iplik...

Bir köşede unutulmuş küçük bir düğüm...

Bunlar bazen makineden çıkmış kusursuz bir yüzeyden daha fazla karakter taşıyor.

Sandıktaki Kumaşa Son Bir Kez Baktığımda

O akşam dükkândan çıkarken eski kumaşımı yanımda götürdüm.

Hasan Usta yırtık bölümünü onardı.

Emine Hanım ise eksik kalan çiçeğin birkaç yaprağını tamamladı.

Kumaş eve döndüğünde artık eski hâli değildi.

Ama yeni de değildi.

Geçmişin izleri hâlâ üzerindeydi.

Sadece artık dağılmıyordu.

Ve çiçek de yarım kalmamıştı.

O zaman dikiş ile nakış arasındaki fark bana yalnızca teknik bir ayrım gibi görünmemeye başladı.

Dikiş, bir şeyi bir arada tutmanın diliydi.

Nakış ise onun üzerine bir hikâye bırakmanın dili.

Bir kıyafetin kolunu dikmek ile üzerine çiçek işlemek aynı hareket değildir. Biri yapıyı oluşturur veya onarır, diğeri yüzeye görsel bir ifade kazandırır. Ancak ikisi birlikte olduğunda ortaya hem işlevsel hem de kişisel bir tekstil çıkabilir.

Belki de bu yüzden eski sandıklardan çıkan kumaşlar bizi bu kadar etkiliyor.

Çünkü onların üzerinde yalnızca iplik yok.

Birilerinin zamanı var.

Sabah erken kalkıp yapılan bir tamir var.

Bir çocuğun adının işlendiği havlu var.

Bir düğünün hazırlığı var.

Bir aile yadigârı var.

Bazen de kim olduğunu artık bilmediğimiz bir insanın sessizce bıraktığı küçük bir iz var.

Şimdi merak ettiğim şey şu:

Sizin evinizde yıllardır saklanan, üzerinde dikiş veya nakış bulunan bir parça var mı?

Bir mendil, bohça, yazma, örtü, gömlek, çanta veya eski bir çocuk kıyafeti...

Üzerindeki desenin neden seçildiğini biliyor musunuz?

Kim yaptı?

Neden yapıldı?

Belki de bir dahaki sefere o kumaşa yalnızca eski bir eşya gibi bakmak yerine, küçük bir tarih belgesi gibi bakmak gerekir.

Çünkü bazen en büyük hikâyeler kitaplarda değil, bir iğnenin açtığı küçücük deliklerin arasında saklanıyor.

Kaynak notu: Tarihsel ve teknik bilgiler için Metropolitan Museum of Art'ın tekstil ve nakış üzerine araştırmaları ile Victoria and Albert Museum'un nakış ve sampler arşivlerinden yararlanılmıştır.

Metni 1000 kelimenin üzerine çıkarBaşlık biçimlerini BBCode ile düzelt

Metni 1000 kelimenin üzerine çıkar

Başlık biçimlerini BBCode ile düzelt

Dikiş tanımını nakışla karşılaştır
 
Üst