ISG koruyucu ekipmanlar nelerdir ?

Ertac

Global Mod
Global Mod
İSG Koruyucu Ekipmanlar: Sahadan Gelen Gerçekler, Rakamlar ve İnsan Hikâyeleri

Bu başlığı açarken şunu fark ettim: İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) çoğu zaman “zorunlu prosedürler” olarak konuşuluyor ama aslında hepimizin hayatına dokunan çok insani bir konu. Şantiyede çalışan bir ustanın, hastanede görev yapan bir hemşirenin ya da fabrikada vardiyaya giren bir teknisyenin akşam evine sağ salim dönmesini mümkün kılan şeylerin başında koruyucu ekipmanlar geliyor. Biraz rakamlar, biraz gerçek hikâyeler, biraz da sahadan gözlemlerle konuyu derinlemesine irdelemek istiyorum.

İSG Koruyucu Ekipmanlar Nedir, Neden Bu Kadar Kritik?

İSG koruyucu ekipmanlar (Kişisel Koruyucu Donanımlar – KKD), çalışanları iş kazaları ve meslek hastalıklarına karşı korumak için kullanılan ekipmanlardır. Kasktan eldivene, solunum maskesinden emniyet kemerine kadar geniş bir yelpazeden söz ediyoruz.

Uluslararası Çalışma Örgütü’ne (ILO) göre dünyada her yıl yaklaşık 2,78 milyon kişi iş kazaları ve meslek hastalıkları nedeniyle hayatını kaybediyor. Bunun yaklaşık 2,4 milyonu meslek hastalıklarından kaynaklanıyor. ILO’nun vurguladığı önemli bir nokta var: Bu ölümlerin büyük bir kısmı, doğru ekipman ve doğru kullanım ile önlenebilir.

Türkiye tarafına baktığımızda SGK’nın yayımladığı istatistiklerde 2022 yılında 560 binden fazla iş kazası kayıtlara geçmiş durumda. Bu rakamlar, koruyucu ekipmanların “kağıt üzerindeki bir zorunluluk” değil, doğrudan hayat kurtaran araçlar olduğunu açıkça gösteriyor.

Başlıca İSG Koruyucu Ekipman Türleri

Baş Koruyucular (Baretler):

İnşaat ve maden sektöründe en temel ekipman. Avrupa İş Güvenliği Ajansı (EU-OSHA), baş koruyucuların ciddi kafa travmalarını %60’a varan oranda azalttığını belirtiyor. Sahadan bir örnek: İstanbul’daki bir şantiyede, yukarıdan düşen küçük bir metal parça barete çarpıyor; sonuç sadece çatlamış bir baret ve hafif bir sarsıntı. Baretsiz olsaydı sonuç çok daha ağır olabilirdi.

Göz ve Yüz Koruyucuları:

Metal kesme, kaynak ve kimyasal işlemlerde kullanılıyor. ABD Ulusal İş Güvenliği Enstitüsü (NIOSH), iş kaynaklı göz yaralanmalarının %90’ının uygun gözlüklerle önlenebileceğini söylüyor. Buna rağmen, “iki dakikalık iş” denilerek gözlük takılmayan pek çok vaka hâlâ yaşanıyor.

El Koruyucular (Eldivenler):

Kesilmeler, yanıklar ve kimyasal temaslara karşı kritik. Ancak burada önemli bir detay var: Yanlış eldiven, hiç eldiven takmamaktan daha tehlikeli olabilir. Örneğin döner makinelerde kullanılan bol eldivenler, elin makineye kapılmasına yol açabiliyor.

Solunum Koruyucular:

Toz, gaz ve kimyasal buharların olduğu ortamlarda hayati önemde. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), uzun süreli toz maruziyetinin KOAH ve akciğer kanseri riskini ciddi biçimde artırdığını vurguluyor. Madencilik ve seramik sektöründe maske kullanımının artmasıyla meslek hastalıklarında düşüş gözlemlenmesi bunun somut bir göstergesi.

Düşmeye Karşı Koruyucular:

Emniyet kemerleri ve yaşam hatları özellikle yüksekte çalışma için vazgeçilmez. EU-OSHA verilerine göre ölümcül iş kazalarının yaklaşık %25’i yüksekten düşme kaynaklı. Bu oran, basit bir kemerle dramatik şekilde düşürülebiliyor.

Kadın ve Erkek Perspektifleri: Farklı Bakışlar, Ortak Amaç

Sahada yapılan gözlemler ve akademik çalışmalar, bakış açıları arasında bazı eğilimler olduğunu gösteriyor. Erkek çalışanlar çoğu zaman ekipmanların “işi hızlandırıp hızlandırmadığına” ve sonuca etkisine odaklanıyor. “Bu kask görüşümü daraltıyor mu?” gibi sorular sıkça duyuluyor.

Kadın çalışanlar ise genellikle ekipmanların uzun vadeli etkileri ve sosyal boyutuyla ilgileniyor. “Bu maske uzun vadede sağlığımı nasıl etkiler?”, “Ekipman herkes için ergonomik mi?” gibi sorular daha fazla gündeme geliyor. Bu farklı yaklaşımlar, aslında İSG kültürünü zenginleştiriyor. Bir taraf pratikliği, diğer taraf sürdürülebilirliği sorguluyor.

Burada önemli olan, bu farklı bakışların çatışması değil, tamamlayıcılığı. İyi bir İSG politikası, hem işi aksatmayan hem de insanı merkeze alan çözümler üretmek zorunda.

Ekonomi, Kültür ve Bilimle Bağlantı

İSG ekipmanları sadece bireysel güvenlik değil, ekonomik sürdürülebilirlik meselesi. ILO’ya göre iş kazaları ve meslek hastalıklarının küresel ekonomiye maliyeti, dünya GSYH’sinin yaklaşık %4’ü düzeyinde. Bu, milyarlarca dolarlık bir kayıp demek.

Kültürel boyut da önemli. “Bana bir şey olmaz” yaklaşımı, pek çok toplumda hâlâ güçlü. Oysa bilimsel veriler, kazaların büyük kısmının tekrarlayan ve öngörülebilir nedenlerden kaynaklandığını gösteriyor. Yani mesele kader değil, sistem.

Tartışmayı Açalım

Sizce iş yerlerinde koruyucu ekipmanlar gerçekten içselleştiriliyor mu, yoksa sadece denetim zamanı mı hatırlanıyor?

Ekipman tasarımları, farklı bedenlere ve ihtiyaçlara yeterince uyum sağlıyor mu?

Teknolojik gelişmeler (akıllı baretler, sensörlü yelekler) İSG kültürünü dönüştürebilir mi?

Bu soruların net cevapları yok ama tartışmanın kendisi bile daha güvenli bir çalışma kültürü için önemli bir adım. Çünkü İSG, sadece yönetmeliklerden değil, insanların birbirini önemsemesinden güç alıyor.